İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu(Alevitiska Riksförbundet)

İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu(Alevitiska Riksförbundet)

Sık kullanılanlara ekle

Başyazı

Basına ve Kamuoyuna!

Dersim 38 katliamdır. Dönemin siyasetçileri, basını ve ordusu , uçak filosu da dahil olmak üzere, en modern silahların kullanilmasını meşru görmüş ve  savunmasız onbinlerce yaşlı, çocuk ve kadının acımasızca katledilmesine yeşil ışık yakmıştır. Dersim yasak bölge ilan edilip, sağ kalanlarnın binlercesi batıya sürgüne gönderilmiş, çocuklar ya ailelerinden koparılıp subay ailelerine evlatlık verilmiş yada zorla yatılı bölge okullarına kayıt edilerek kendi kültüründen ve toplumundan koparılmıştır. Kızılbaş aleviliğinin beşiği olan Dersim, bir asimilasyon saldırısı altında tüketilmek istenmiştir.

Sözkonusu yıllarda Dersim de yaşananları CHP yeterli görmemiş olacak ki , CHP gurubu adına konusan Onur Öymen, 21. yüzyilda yeni katliamları teşvik eden konuşmasında Dersim 38 sorununu Türkiye gündemine oturttu. Kitlesel protestolar ile yüz yüze gelen CHP olayı kapatmaya calıştı. Bu tarz ırkçı politikaları yüzünden, Avrupa Birliği duzeyinde CHP nin Sosyalist Enternasyonal’dan çıkarılması tartışılıyor.Türkiye tarihinde kara bir leke gibi duran bu katliamın, demokratik kamuyonun dikkatini çekmesi, arşivlerin açılması ve gerçeklerin kamuoyu ile paylaşılması beklentisinin dile getirilmesi, bu ırkçı ve gerici anlayışı mahkum eden bir demokratik kamuoyunun oluşumunu görmek tek olumlu yandır.

1937-1938 yıllarında Dersim de başlatılan asimilasyon politikası, Dersim’i kendi suyunda boğma amacıyla başlatılan baraj projeleriyle devam ediyor. Yıllar önce milli park olarak ilan edilen Munzur Vadisi ve bölgedeki kutsal yerler bu kez barajlar projesi ile yok edilmek isteniyor. Yapılan ve yapımı planlanan barjlar kızılbaş aleviliğinin kalesi Dersim’i tüketme projesinin günümüze uyarlanmış halidir.

CHP!nin Sosyalist Enternasyonel’den atılması konusunda İsveç Sosyal Demokrat Parti ile görüşeceğimizi bildirir, Avrupa’da bulunan Demokratik Kitle Örgütlerinin bulundukları ülkelerde bulunan Sosyal Demokrat Partilerle iletişime geçerek, bu konuda mücadele etmesini ve tüm kamuoyunu Dersim’lilerin adalet arayışı ve çevre mücadelesini desteklemeye davet ediyoruz!  

Ali Çağan

İsvec Alevi Federasyonu Başkanı

 

  Konuk defterimiz  

Konuk defterimiz açılmıştır.

(Sorumluluk duygusuyla, sevgi ve saygı çerçevesinde yazmanız dileğiyle...)

 

 

Üyelik üzerine duyuru

Merhaba dostlar

İsveç Alevi Kültür Merkezine (Stockholm) üye olmak isteyen veya daha önceden üye olanların değişen adres, telefon numaraları ve varsa özellikle e-mail adreslerini bana bildirmelerini önemle rica ediyorum.Yaptığımız ve yapacağımız etkinliklerden sizleri haberdar edebilmemiz için bu çok gerekli.

 Yusuf Özmen -İsveç AKM Örgütlenme sekreteri

Mailadres: yusuf.ozmen@bredband.net

 

İABF amblem/logo yarışması...Bilgi için tıklayınız

Yarışma ile ilgili duyuru!



Federasyonumuzun toplantısı ile ilgili alevi.com sitesinden haber:

İsveç`te Çalışmalar Hızlandı


30-10-09

TARAFINDAN: İSVEÇ ALEVI FEDARASYONU-BARIŞ BIÇICI

İsveç Alevi Fedarasyonu’na bağlı dernekler 23-25 Ekim tarihleri arasında yaptıkları eğitim faaliyetleri ve yönetim kurulu toplantısıyla çalışmalarına hız verdi.

Stokholm, Göteborg, Malmö, Uppsala, ve Dalarna bölgelerinden gelen dernek başkan ve yöneticileri Brunnsvikte bir araya geldi. Üç gün süren faaliyetlerin ilk günü, toplanma ve yeni üyelerle tanışma olarak geçerken ikinci gün eğitime ayrıldı. Yerelde, ülke genelinde ve Avrupa Birliği seviyesinde derneklere nasıl kaynak sağlanır, proje nasıl hazırlanır, aleviliğin İsveç devlet kurumları ve siyasi partilerine tanıtılması, yine bunun için bir kitapçık hazırlanması konuları işlendi. Alevi derneklerinin faaliyet ve ekonomik olarak durumları, ihtiyaç ve beklentilerinin görüşüldüğü bu günün akşamı türkü dolu bir eğlenceyle geçildi.

Çalışmaların son gününde ise İsveç Federasyonu genişletilmiş yönetim kurulu toplantısı yapıldı. Daha önce düzenlenen fedarasyon amblem yarışmasının uzatılması kararının alındığı bu günde, başkent Stokholm meydanında semah gösterisi, Maraş katliamını anlatan tiyatro, çocuk yuvası, yaşlılar için buluşma mekanı gibi geleceğe yönelik yapılması düşünülen faaliyetler tartışıldı. Kadın ve gençlik komisyonlarına da ağırlık verilmesi kararı çıktı.

Yol Club üyeliği ve Yol Tv çalışmalarına destek ile ilgili sorularında geniş yer aldığı görüşmeler, bir sonraki toplantı yer ve tarihinin belirlenmesiyle son buldu.

Barış Biçici

AS –İsveç


 

''Canlar Tiyatrosu Madımak'ı Stockholm'a taşıdı‏'':

Madımak yanmaya devam ediyor
 tiyatro
2 Temmuz 1993 günü Sivas Türkiye tarihinin en hunharca katliamlarından birine sahne oldu. Ellerinde sazları, kitapları ve kalemlerinden başka kendilerini savunacak şeyleri olmayan ozan, sanatçı ve yazarlara saldıran gerici ve faşistler “Allah adına, din adına” 37 insanımızı yakarak katlettiler. 8 saat devam eden saldırı karşısında devlet seyirci kaldı. Olay yerine gönderilen polis ve askerlere gözleri dönmüş, insanları katletmek amacıyla toplanmış gruba müdahele etmemeleri emri verildi. Katliamdan sonra yetkililer saldırganları değil, katledilenleri, yaralananları ve saldırıya uğrayanları suçladılar.

Önceleri saldırının yıldönümlerinde Madımak’ta katledilenlerin anılmasına, katliamın işlendiği yere karanfiller bırakılmasına izin bile verilmedi. Katliamı unutturmak için Madımak bir et lokantasına dönüştürüldü. Ancak halk ve aydınlar, katliamdan kurtulanlar olayı unutmadılar. Madımak katliamının gerçek sorumlularının yargılanmasını ve otelin müzeye dönüştürülmesini talep ettiler.

Serdar Doğan Madımak yangınından ağır yaralı olarak kurtulanlardan.Serdar Doğan Kardeşi Serkan ile birlikte Pir Sultan’ı anma etkinliklerine katılmak için Ankara’dan Sivas’a gelmiş. Doğan ailesine kara haber çabuk ulaşıyor. İki tabutla çocuklarının cenazelerini almak için Sıvas’a geliyorlar. Morgda bir kalan Serdar’ın halen hayatta olduğunu bir doktor farkediyor tesadüfen. 15 gün bitkisel hayatta kaldıktan ve yıllarca yanık tedavisi gördükten sonra mücadeleye yeniden başlıyor Doğan. Katliamda kaybettiği kardeşini, değerli yazar ve sanatçıları bir türlü unutamıyor. Madımak’ta yaşanan facianın tanığı ve tiyatro mağduru olarak katliamı tiyatrolaştırıp en geniş kitlelere ulaştırmaya karar veriyor. Böylece Simurg çıkıyor ortaya. Simurg Zümrüd-ü Anka olarak da adlandırılan kendini kendi küllerinden yeniden yaratan mitolojik bir kuş. Doğan Sivas’ta küllere dönüştürülen aydınlarımızın yeni aydınların, sanatçıların ve ozanların yetişmelerine yol açtıklarına inandığından bu adı koyuyor oyununa.


İsveç Alevi Kültür Merkezi, Dayanışma Derneği ile Kültür ve Sanat Derneği’nin oluşurdukları “Ortak Çalışma Platformu”nun girişimiyle ve örgütlenmesi ile Madımak Stockholm’e taşındı. Canlar Tiyatrosu tarafından Husby Träff’te sergilenen oyun izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. tiyatro

Yönetmenliğini Cengiz Sezgin’in yaptığı oyun bir et lokantasına dönüştürülen Madımak’ta lokantanın sahibi ile yardımcısı arasındaki diyalogla başlar. Katliamdan yaralı olarak kurtulan bir genç (Serdar Doğan’ın) kardeşini ve ölenleri anmak için ellerindeki karanfillerle devam eden oyun zaman zaman geriye giderek saldrıyı ve saldırıya uğrayanların duygu, düşünce ve tepkilerini izleyicilere yansıtır. Otelin et lokantasına dönüştürülmesi “yakılanların her gün yakılması ve Madımak’ın yanmaya devam etmesi olarak yorumlanırken, katliama seyirci kalan dönemin iktidar ortayı SHP de isim vermeden sorgulanır.

Sivas’ta yaşananlar ve oyun hakkındaki sorularımızı yanıtlayan Serdar  Doğan Madımak katliamının ani ve fevri bir olay olmadığını, aydınları tiyatro susturmaya yönelen bilinçli ve planlı bir saldırının bir parçası olduğunu söyledi. Pir Sultan Abdal Şenliği öncesi Madımak otelinin önünün taşlarla doldurulduğunu, şehirde “Hicrat Koşusu” adlı ile bir koşu düzenlenerek çevre illerdeki gerici ve faşistlerin Sıvas’a toplandığını belirten Doğan 8 saat süren katliam karşısında devletin seyirci kalmasını eleştirdi. Katliama katılan bazılarına ceza verilmesine rağmen Türkiye ve yurtdışında yaşayan katillerden bazılarında işlem tiyatro

 yapılmamasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Yetkililerin ve adli makamların suçu ve suçluları övenlere de göz yumduğunu söyleyen Doğan oğlunun cenaze töreninde konuştuğu için bir baba aleyhinde suçluyu övmekten dava açılırken Madımak’ın yakılmasını savunanlar ve “iyi olmuş” diyenler hakkında hiç bir işlem yapılmamasını da çifte standart olarak değerlendirdi.

Murat Kuseyri

Haber kaynağı: Turkiska Riksförbundet (2009-05-27)

 

MUSA DOĞAN‘IN TÜRKİYE’YE İADE İSTEMİ İSVEÇ’TE PROTESTO EDİLDİ
17-04-09

İsveçte siyasi ilticacı olarak bulunan Musa Doğan adlı devrimci Türkiye’ye iade edilmek isteniyor.resim

İşveç‘te örgütlü bulunan İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu, Dayanışma Derneği, Kültür ve Sanat Derneği ve diğer demokratik kitle örgütleri perşembe günü İsveç Parlementosu önünde toplanarak Musa Doğan‘ın iade edilmemesi için açıklama yaptı.

Siyasi bir davadan dolayı 10 yıl türkiyede cezaevinde kalan Doğan Ölüm Orucu sonrasında 6 aylık geçici süreyle serbest bırakılmıştı. Yeniden tutuklanarak cezaevine konulma riski nedeniyle Doğan yurtdışına çıkarak İsveç’te siyasi sığınma hakkı elde etti.

Fakat iki ay önce Doğan İnterpol aracılığıyla arandığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Doğan‘ın sağlığımın 200 güne yakın bir süre ölüm orucu yapmış olduğundan dolayı bozuk durumda olduğu bildirildi. Gözaltı koşullarında sağlık durumunun daha da kötüye gideceği endişesi taşınıyor. Musa Doğan’ın Türkiye’ye iade edilmesi durumunda 20 yıl daha cezaevinde kalması gerekeceği dile getirildi. Demokratik Kitle Örgütleri böylesi bir durumda Doğan’ın cezaevinden sağ çıkamayacağı endişesini taşıyorlar.

İsvec Alevi Birlikleri Federasyonu, Dayanışma Derneği, Kültür ve Sanat Derneği ve diğer demokratik kitle örgütleri

Musa Doğan‘ın iade edilmemesi icin her perşembe günü İsveç Parlementosu önunde toplanmaya devam edeceklerini açıkladı.

Kaynak: Yol haber
 

 

Yarışma ile ilgili önemli duyuru!

05/11/2009

Bugüne kadar gelen öneriler arzu edilen şekilde kabul görmediğinden dolayı  İsveç ABF YK 23-25 ekimde yapmış olduğu toplantıda Amblem yarışmasını uzatma kararı almıştır.

Bu konuda  Başkan Ali Çağan yakında bir açıklama yapacaktır.

Sitemizi izlemeye devam ediniz...

Site yöneticisi
 

İABF amblem yarışması 

Sevgili canlar...

İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu Yönetim Kurulu son toplantısında bir amblem yarışması açılmasına karar verdi.  Amblem/logo yarışması,

30 Nisan 2009 tarihine kadar yapılan başvurular değerlendirilerek 20 gün içinde sonuçlandırılacaktır. 

İABF amblem/logo yarışması genel  kriterler:

 1.      Mümkün olduğu kadar sade olmalıdır.

2.      Kolye, rozet, kolluk, bayrak vs. reklam ürünü olarak basılabilmeli.

3.      Renkli, renksiz uzaktan seçilebilmeli, fazla birbirine yakın renkler olmamalı.

4.      İsim olarak isveççe ‘’Alevitiska Riksförbundet’’, türkçe isveççe ‘’İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu (İABF)’’  kullanılmalıdır (sonradan eklenebilir). 

5.      Avrupa kamuoyuna yönelik ve çağdaş bir dizayn olmalıdır.

6.      Direk foto/resim kullanılmamalı, çizgi/grafik olmamalıdır.

7.      Kılıç (zülfikar) sembolü direk kullanılmamalıdır.

8.      Var olan Alevi federasyon  ve dernek logoları ile karışıklık yaratmamalıdır.

9.      Amblem birkaç sembolle Aleviliği temsil etmelidir.

10. Bir kişi dilediği sayıda yarışmaya katılabilir.

11 Yarışmaya katılan tüm çalışmaların kullanma hakkı İsveç Alevi Birlikleri Federasyonuna aittir.

11. Yarışmada seçilen amblem/logo sahibi

        Anadolu & Bağlamacı

          Talat Paşa Bulvarı No: 136/B

          Cebeci . Ankara

          bilgi@anadolubaglamaci.com      www.anadolubaglamaci.com

          Tel: (0312) 363 00 18    Cep: 0555 233 01 89  . 0535 230 18 40 adresinde yapılan bir adet bağlama hediye edilecektir.

11.  Yarışmaya uygun görülen gelen önerileri www.isvecakm.com adresinden izleyebilirsiniz. Katılım için son gün 30 Nisan 2009’dur. Seçilecek 'amblem/logo'yu Federasyon Yönetim Kurulu belirleyecek olup resmi web sitesinde belirtilecektir.

Amblem/logo yarışmasına katılmak isteyenler 30 nisan tarihine kadar iabf_sitesorumlusu@uzumbaba.com adresine gönderebilirler.

Bu duyuruyu elinizdeki mail listelerinden tüm kurumlarımıza ve ilgi duyan canlara duyurmanızı İnternet sayfalarınızda yayınlamanızı rica ediyoruz.

Saygı ve sevgilerimizle

İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu.

 

Aleviler aşureyle Hz. Hüseyin’i andılar

İsveç’teki Alevi Birlikleri Federasyonu, aşure yiyerek Hz. Hüseyin’nin Kerbela'da öldürülmesini andılar.


Resim aşure


İSVEÇ Alevi Birlikleri Federasyonu Aşure gününü yaparak Hz. Hüseyin’i andılar. İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu’nun Stockholm’deki merkezinde aile ortamında toplanan Aleviler, 3 kazan Aşure’yi ikram ederek Muharrem ayı ve Aşure gününü günün anlam ve önemine göre bu günü yaşadılar. Çok sayıda kişinin katıldığı Aşure Günü’nün Aleviler için önemli bir gün olduğu vurgulandı.İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Ali Çağan, Aşure Gününün önemini anlatırken, “Tarihi misyonu içerisinde bu günün ayrı ayrı önemi vardır.Tarihi süreci içerisinde bu gün Nuh tufanının bittiği gündür. Muharrem ayının 10’unda oruçtan sonra aşure yapılır ve yeniler. Ancak Anadolu’daki Aleviler için ise Hz. Hüseyin’nin Kerbela’da ve arkadaşlarının öldürülmesini anma günüdür. bu güne denk geldiğini için bu 10 günlük oruç 12 güne çıkartılarak Hz. Hüseyin’nin yasını tutmaya başlamışlardır. Muharrem ayı Aleviler için Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının şehit olması nedeniyle yas günüdür başka bir şey değildir”dedi.

 

Eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz

resim aşure2

Ali Çağan, Türkiye’deki Alevilerin bugün Türkiye’de hala eşit yurttaşlık haklarını kullanamadıklarını öne sürerek, “Biz ayrı bir devlet, ayrı bir bayrak istemiyoruz. Bizim yurttaşlık hakkımızı doğal olarak istiyoruz. Bizi Diyanet İşleri’nin zulmünden kurtulmak istemiyoruz. Bizim inanmadığımız konularda bizi zorunlu olarak inandırma politikalarından vazgeçilmeli. Türkiye’de artık Alevilerin de yaşadığı kabul edilir hale gelmesini sevindirici buluyoruz”diye konuştu.Ali Çağan, Türkiye’deki Alevilerin inanç merkezlerine hala para ödeyerek girdiklerini kaydederek, “Biz Hacı Bektaş dergahına girişte müze statüsünde olduğu için para ödeyerek giriyoruz. Bu dünyanın hiçbir yerinde ibadet yapılırken para ödemesi yapılmıyor. Ancak Alevilere bu haksızlık yapılıyor”dedi.

Kaynak: www.tuf.nu (12 ocak 2009)

 

İSVEÇ ALEVİ BİRLİKLERİ FEDERASYONU KURULDU      (ALEVİTİSKA RİKSFÖRBUNDET)
 

1 Kasım 2008'de  Stockholm'da bulunan 'İsveç Alevi Kültür Merkezi'nde  Stockholm, Malmö, Göteborg, Halmstad, Uppsala ve Dalarna Alevi Kültür Merkezleri (AKM) ile bir araya gelerek İsveç Alevi Birlikleri Federasyonunu kurduk.

Seçimler sonucunda Federasyon başkanlığına Ali Çağan getirildi.

Federasyon kuruluşu resim
 

Görev dağılımı şu şekilde gerçekleşti:

Yönetim kurulu:                                  Yedek yönetim kurulu:
        
Genel Başkan : Ali Çağan                             1 – Durdu Yılmaz  
Genel Sekreter : Eraslan Örgün                     2 – Ali Şan  Örgütlenme Sekreteri :  Gün Şahin                3 –Kemal Bakan         Sayman : Zozan Balcı                                   4 –MehmetTaş   

 Üye (Kültür sorumlusu) : Helin Şahin                            
Üye (Kadın sorumlusu) : Serpil Özen                                       
Üye : Ali İşbitirici
Üye : Yıldız Yılmaz
Üye : Reşat Coşar

 Denetim kurulu:                               Yedek denetim kurulu:
        
1-Hüseyin Çolak                                               1 – Zafer Üzüm
2-Ahmet Tutay                                                  2 – Yılmaz Akın   3-Aslı Yalçınoğlu                     



AABK - Konfederasyon delegeleri:

1 -Ali Çağan (Doğal Delege)
2 - Zeynel Özen
3 - Reşat Coşar
4 - Nevin Kamilağaoğlu

 

 "Hürriyet.de"  Federasyon kuruluşumuzu haber yaptı:



Tandogan UYSAL / STOCKHOLM | 10.11.2008 13:58:00

İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu kuruldu

Federasyonumuz kuruluş hürriyet resimİsveç'te yaşayan Aleviler, İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu adı altında yeni bir örgütlenmeye gittiler. İsveç Alevi Kültür Merkezi Başkanı Ali Çağan'ın başkanlığında, yeni oluşuma imza atan Aleviler, daha güçlü ve birlik içerisinde faaliyetler göstermek için bu adımı attıklarını açıkladılar.


Merkezi Stockholm’de olan İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu, İsveç’te faalieyet gösteren diğer altı Alevi Birliği’nin de bir araya gelmesi ile yaklaşık 2.000 üyeli yeni bir güce ulaşmış oldu. Ali Çağan, 'İsveç’te 1995 yılında başlayan Alevi örgütlenmesi bugün İsveç’in 6 kentinde örgütlenerek İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu hedefine ulaşmıştır. Bu yeni oluşum ile ulaşamadığımız diğer Alevilere de ulaşarak daha güçlü hale gelmeyi arzuluyoruz.' diye konuştu.

Alevilerin tümüne ulaşacağız

Başkan Çağan, İsveç’te yaklaşık 5 bin Alevinin yaşadığını belirterek, 'Bu yeni oluşumun Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun üyesi olması konusunda bir karar çıkardık. İsveç’teki Aleviler de Avrupa’da örgütlenme hedefleri doğrultusunda yoluna devam edecektir.' diye konuştu. Ali Çağan’nın liderliğindeki İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: Eraslan Örgün, Gün Şahin, Zazan Balcı, Helin Şahin, Serpil Özen, Ali İşbitirici, Yıldır Yılmaz, Reşat Çoşar.
 

 

Danimarkadan kutlama kartı resim

 

 

Yol Tv

 

AHA Alevi haberleri (genel)...

 

Hava durumu

 

 

Copyright 2008. İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu. All Rights Reserved

Site tasarımı: uzumbaba.com yapımıdır.