İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu(Alevitiska Riksförbundet)

İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu(Alevitiska Riksförbundet)

Sık kullanılanlara ekle

Başyazı

 

Yeni kurulan Federasyonumuzun sitesi gün geçtikçe gelişmesine devam ediyor.

(Site sorumlusu)

 

  Konuk defterimiz  

Konuk defterimiz açılmıştır.

(Sorumluluk duygusuyla, sevgi ve saygı çerçevesinde yazmanız dileğiyle...)

 

 

Üyelik üzerine duyuru

Merhaba dostlar

İsveç Alevi Kültür Merkezine (Stockholm) üye olmak isteyen veya daha önceden üye olanların değişen adres, telefon numaraları ve varsa özellikle e-mail adreslerini bana bildirmelerini önemle rica ediyorum.Yaptığımız ve yapacağımız etkinliklerden sizleri haberdar edebilmemiz için bu çok gerekli.

 Yusuf Özmen -İsveç AKM Örgütlenme sekreteri

Mailadres: yusuf.ozmen@bredband.net

 

İABF amblem/logo yarışması...Bilgi için tıklayınız

Yarışma ile ilgili duyuru!

 

''Canlar Tiyatrosu Madımak'ı Stockholm'a taşıdı‏'':

Madımak yanmaya devam ediyor
 tiyatro
2 Temmuz 1993 günü Sivas Türkiye tarihinin en hunharca katliamlarından birine sahne oldu. Ellerinde sazları, kitapları ve kalemlerinden başka kendilerini savunacak şeyleri olmayan ozan, sanatçı ve yazarlara saldıran gerici ve faşistler “Allah adına, din adına” 37 insanımızı yakarak katlettiler. 8 saat devam eden saldırı karşısında devlet seyirci kaldı. Olay yerine gönderilen polis ve askerlere gözleri dönmüş, insanları katletmek amacıyla toplanmış gruba müdahele etmemeleri emri verildi. Katliamdan sonra yetkililer saldırganları değil, katledilenleri, yaralananları ve saldırıya uğrayanları suçladılar.

Önceleri saldırının yıldönümlerinde Madımak’ta katledilenlerin anılmasına, katliamın işlendiği yere karanfiller bırakılmasına izin bile verilmedi. Katliamı unutturmak için Madımak bir et lokantasına dönüştürüldü. Ancak halk ve aydınlar, katliamdan kurtulanlar olayı unutmadılar. Madımak katliamının gerçek sorumlularının yargılanmasını ve otelin müzeye dönüştürülmesini talep ettiler.

Serdar Doğan Madımak yangınından ağır yaralı olarak kurtulanlardan.Serdar Doğan Kardeşi Serkan ile birlikte Pir Sultan’ı anma etkinliklerine katılmak için Ankara’dan Sivas’a gelmiş. Doğan ailesine kara haber çabuk ulaşıyor. İki tabutla çocuklarının cenazelerini almak için Sıvas’a geliyorlar. Morgda bir kalan Serdar’ın halen hayatta olduğunu bir doktor farkediyor tesadüfen. 15 gün bitkisel hayatta kaldıktan ve yıllarca yanık tedavisi gördükten sonra mücadeleye yeniden başlıyor Doğan. Katliamda kaybettiği kardeşini, değerli yazar ve sanatçıları bir türlü unutamıyor. Madımak’ta yaşanan facianın tanığı ve tiyatro mağduru olarak katliamı tiyatrolaştırıp en geniş kitlelere ulaştırmaya karar veriyor. Böylece Simurg çıkıyor ortaya. Simurg Zümrüd-ü Anka olarak da adlandırılan kendini kendi küllerinden yeniden yaratan mitolojik bir kuş. Doğan Sivas’ta küllere dönüştürülen aydınlarımızın yeni aydınların, sanatçıların ve ozanların yetişmelerine yol açtıklarına inandığından bu adı koyuyor oyununa.


İsveç Alevi Kültür Merkezi, Dayanışma Derneği ile Kültür ve Sanat Derneği’nin oluşurdukları “Ortak Çalışma Platformu”nun girişimiyle ve örgütlenmesi ile Madımak Stockholm’e taşındı. Canlar Tiyatrosu tarafından Husby Träff’te sergilenen oyun izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. tiyatro

Yönetmenliğini Cengiz Sezgin’in yaptığı oyun bir et lokantasına dönüştürülen Madımak’ta lokantanın sahibi ile yardımcısı arasındaki diyalogla başlar. Katliamdan yaralı olarak kurtulan bir genç (Serdar Doğan’ın) kardeşini ve ölenleri anmak için ellerindeki karanfillerle devam eden oyun zaman zaman geriye giderek saldrıyı ve saldırıya uğrayanların duygu, düşünce ve tepkilerini izleyicilere yansıtır. Otelin et lokantasına dönüştürülmesi “yakılanların her gün yakılması ve Madımak’ın yanmaya devam etmesi olarak yorumlanırken, katliama seyirci kalan dönemin iktidar ortayı SHP de isim vermeden sorgulanır.

Sivas’ta yaşananlar ve oyun hakkındaki sorularımızı yanıtlayan Serdar  Doğan Madımak katliamının ani ve fevri bir olay olmadığını, aydınları tiyatro susturmaya yönelen bilinçli ve planlı bir saldırının bir parçası olduğunu söyledi. Pir Sultan Abdal Şenliği öncesi Madımak otelinin önünün taşlarla doldurulduğunu, şehirde “Hicrat Koşusu” adlı ile bir koşu düzenlenerek çevre illerdeki gerici ve faşistlerin Sıvas’a toplandığını belirten Doğan 8 saat süren katliam karşısında devletin seyirci kalmasını eleştirdi. Katliama katılan bazılarına ceza verilmesine rağmen Türkiye ve yurtdışında yaşayan katillerden bazılarında işlem tiyatro

 yapılmamasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Yetkililerin ve adli makamların suçu ve suçluları övenlere de göz yumduğunu söyleyen Doğan oğlunun cenaze töreninde konuştuğu için bir baba aleyhinde suçluyu övmekten dava açılırken Madımak’ın yakılmasını savunanlar ve “iyi olmuş” diyenler hakkında hiç bir işlem yapılmamasını da çifte standart olarak değerlendirdi.

Murat Kuseyri

Haber kaynağı: Turkiska Riksförbundet (2009-05-27)

 

 

MUSA DOĞAN‘IN TÜRKİYE’YE İADE İSTEMİ İSVEÇ’TE PROTESTO EDİLDİ
17-04-09

İsveçte siyasi ilticacı olarak bulunan Musa Doğan adlı devrimci Türkiye’ye iade edilmek isteniyor.resim

İşveç‘te örgütlü bulunan İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu, Dayanışma Derneği, Kültür ve Sanat Derneği ve diğer demokratik kitle örgütleri perşembe günü İsveç Parlementosu önünde toplanarak Musa Doğan‘ın iade edilmemesi için açıklama yaptı.

Siyasi bir davadan dolayı 10 yıl türkiyede cezaevinde kalan Doğan Ölüm Orucu sonrasında 6 aylık geçici süreyle serbest bırakılmıştı. Yeniden tutuklanarak cezaevine konulma riski nedeniyle Doğan yurtdışına çıkarak İsveç’te siyasi sığınma hakkı elde etti.

Fakat iki ay önce Doğan İnterpol aracılığıyla arandığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Doğan‘ın sağlığımın 200 güne yakın bir süre ölüm orucu yapmış olduğundan dolayı bozuk durumda olduğu bildirildi. Gözaltı koşullarında sağlık durumunun daha da kötüye gideceği endişesi taşınıyor. Musa Doğan’ın Türkiye’ye iade edilmesi durumunda 20 yıl daha cezaevinde kalması gerekeceği dile getirildi. Demokratik Kitle Örgütleri böylesi bir durumda Doğan’ın cezaevinden sağ çıkamayacağı endişesini taşıyorlar.

İsvec Alevi Birlikleri Federasyonu, Dayanışma Derneği, Kültür ve Sanat Derneği ve diğer demokratik kitle örgütleri

Musa Doğan‘ın iade edilmemesi icin her perşembe günü İsveç Parlementosu önunde toplanmaya devam edeceklerini açıkladı.

Kaynak: Yol haber
 

 

Yarışma ile ilgili önemli duyuru!

29/05/2009


Amblem seçimine İsveç ABF YK karar verecek. En yakın YK toplantısı da Eylül ayına karar verilmiştir. Eylül ayına kadar gelebilecek amblem/logolar da yarışmaya girecektir. 

Duyurulur

Ali Çağan

İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı
 

İABF amblem yarışması 

Sevgili canlar...

İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu Yönetim Kurulu son toplantısında bir amblem yarışması açılmasına karar verdi.  Amblem/logo yarışması,

30 Nisan 2009 tarihine kadar yapılan başvurular değerlendirilerek 20 gün içinde sonuçlandırılacaktır. 

İABF amblem/logo yarışması genel  kriterler:

 1.      Mümkün olduğu kadar sade olmalıdır.

2.      Kolye, rozet, kolluk, bayrak vs. reklam ürünü olarak basılabilmeli.

3.      Renkli, renksiz uzaktan seçilebilmeli, fazla birbirine yakın renkler olmamalı.

4.      İsim olarak isveççe ‘’Alevitiska Riksförbundet’’, türkçe isveççe ‘’İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu (İABF)’’  kullanılmalıdır (sonradan eklenebilir). 

5.      Avrupa kamuoyuna yönelik ve çağdaş bir dizayn olmalıdır.

6.      Direk foto/resim kullanılmamalı, çizgi/grafik olmamalıdır.

7.      Kılıç (zülfikar) sembolü direk kullanılmamalıdır.

8.      Var olan Alevi federasyon  ve dernek logoları ile karışıklık yaratmamalıdır.

9.      Amblem birkaç sembolle Aleviliği temsil etmelidir.

10. Bir kişi dilediği sayıda yarışmaya katılabilir.

11 Yarışmaya katılan tüm çalışmaların kullanma hakkı İsveç Alevi Birlikleri Federasyonuna aittir.

11. Yarışmada seçilen amblem/logo sahibi

        Anadolu & Bağlamacı

          Talat Paşa Bulvarı No: 136/B

          Cebeci . Ankara

          bilgi@anadolubaglamaci.com      www.anadolubaglamaci.com

          Tel: (0312) 363 00 18    Cep: 0555 233 01 89  . 0535 230 18 40 adresinde yapılan bir adet bağlama hediye edilecektir.

11.  Yarışmaya uygun görülen gelen önerileri www.isvecakm.com adresinden izleyebilirsiniz. Katılım için son gün 30 Nisan 2009’dur. Seçilecek 'amblem/logo'yu Federasyon Yönetim Kurulu belirleyecek olup resmi web sitesinde belirtilecektir.

Amblem/logo yarışmasına katılmak isteyenler 30 nisan tarihine kadar iabf_sitesorumlusu@uzumbaba.com adresine gönderebilirler.

Bu duyuruyu elinizdeki mail listelerinden tüm kurumlarımıza ve ilgi duyan canlara duyurmanızı İnternet sayfalarınızda yayınlamanızı rica ediyoruz.

Saygı ve sevgilerimizle

İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu.

 

Aleviler aşureyle Hz. Hüseyin’i andılar

İsveç’teki Alevi Birlikleri Federasyonu, aşure yiyerek Hz. Hüseyin’nin Kerbela'da öldürülmesini andılar.


Resim aşure


İSVEÇ Alevi Birlikleri Federasyonu Aşure gününü yaparak Hz. Hüseyin’i andılar. İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu’nun Stockholm’deki merkezinde aile ortamında toplanan Aleviler, 3 kazan Aşure’yi ikram ederek Muharrem ayı ve Aşure gününü günün anlam ve önemine göre bu günü yaşadılar. Çok sayıda kişinin katıldığı Aşure Günü’nün Aleviler için önemli bir gün olduğu vurgulandı.İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Ali Çağan, Aşure Gününün önemini anlatırken, “Tarihi misyonu içerisinde bu günün ayrı ayrı önemi vardır.Tarihi süreci içerisinde bu gün Nuh tufanının bittiği gündür. Muharrem ayının 10’unda oruçtan sonra aşure yapılır ve yeniler. Ancak Anadolu’daki Aleviler için ise Hz. Hüseyin’nin Kerbela’da ve arkadaşlarının öldürülmesini anma günüdür. bu güne denk geldiğini için bu 10 günlük oruç 12 güne çıkartılarak Hz. Hüseyin’nin yasını tutmaya başlamışlardır. Muharrem ayı Aleviler için Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının şehit olması nedeniyle yas günüdür başka bir şey değildir”dedi.

 

Eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz

resim aşure2

Ali Çağan, Türkiye’deki Alevilerin bugün Türkiye’de hala eşit yurttaşlık haklarını kullanamadıklarını öne sürerek, “Biz ayrı bir devlet, ayrı bir bayrak istemiyoruz. Bizim yurttaşlık hakkımızı doğal olarak istiyoruz. Bizi Diyanet İşleri’nin zulmünden kurtulmak istemiyoruz. Bizim inanmadığımız konularda bizi zorunlu olarak inandırma politikalarından vazgeçilmeli. Türkiye’de artık Alevilerin de yaşadığı kabul edilir hale gelmesini sevindirici buluyoruz”diye konuştu.Ali Çağan, Türkiye’deki Alevilerin inanç merkezlerine hala para ödeyerek girdiklerini kaydederek, “Biz Hacı Bektaş dergahına girişte müze statüsünde olduğu için para ödeyerek giriyoruz. Bu dünyanın hiçbir yerinde ibadet yapılırken para ödemesi yapılmıyor. Ancak Alevilere bu haksızlık yapılıyor”dedi.

Kaynak: www.tuf.nu (12 ocak 2009)

 

Ergenekon Operasyonu çerçevesinde suikast düzenlenecek isimler arasında ABF Genel Başkanı Ali BALKIZ ile PSAKD Eski Genel Başkanı ve ABF Genel Sekreteri Kazım GENÇ'in adları ifşa edilmiş bulunuyor. Konuyla ilgili basın açıklaması aşağıdadır.

Alevi Bektaşi logo

2002

 

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

Sokullu Mehmet Paşa Caddesi İğde Sokak No: 24  Dikmen  – Ankara

Tel: 0312 480 15 55 Faks: 0312 480 15 75

E-mail : alevifederasyonu@gmail.com

BASINA ve KAMUOYUNA

Daha fazla demokrasi için mücadelemizi yükselterek sürdüreceğiz

Ergenekon Operasyonu çerçevesinde suikast düzenlenecek isimler arasında ABF Genel Başkanı Ali BALKIZ ile PSAKD Eski Genel Başkanı ve ABF Genel Sekreteri Kazım GENÇ’in adları ifşa edilmiş bulunuyor.

Devletin içine sinmiş çetelerin, demokratikleşme ve özgürleşme yanlısı muhalif güçleri sindirme yöntemlerinden biri olarak kullanılagelen suikast planları, Cumhuriyet Türkiye’mizin yabancısı olduğu bir durum değildir. Devletin kapalı kutu haline dönüştüğü her dönemde, neidüğü belirsiz çetelerin palazlandığı; bu çetelerin kendilerini devletin yerine koyarak, “durumdan vazife” çıkardığı, hepimizce biliniyor.

Nihayetinde aklını ve ömrünü Türkiye’nin aydınlık geleceğine feda etmek için yola çıkan Mustafa Suphi ve arkadaşlarının Karadeniz’de boğdurulmasından, Sabahattin Ali cinayetine; Maraş katliamından Madımak yangınına, Uğur Mumcu’dan, Musa Anter’den Hrant Dink’e kadar uzanan katliamlar ve cinayetler serisi, kim tarafından beslendiği bir türlü açığa çıkartılmak istenmeyen çeteler tarafından işlendiği de; hepimizin malumudur.

Bugün iktidarı ele geçirmek isteyen güçlerle, iktidarı kimseyle paylaşmak istemeyen güçler arasında süren mücadelenin Ergenekon Operasyonu denilen aşamasında, suikast düzenlenecek olanlar arasında örgütlerimizin önderlerinin adının geçmiş olması bir tesadüf değildir. Alevi Bektaşi Hareketinin, son yıllarda, hiçbir gücün etkisinde kalmadan ve esas olarak devleti demokratikleşmeye davet eden çizgisini sürdürerek, kendi talepleriyle demokrasi talebi arasındaki paralelliğe vurgu yaptığı biliniyor.

Bugüne kadarki katliam ve cinayetlere gösterilen tepkilerin cinayet günleriyle sınırlı kaldığının bilinciyle hareket eden örgütlülüğümüz, artık, tarihini unutturmak istemiyor. Çünkü unutmak, yalnızca bizim yenilgimiz anlamına gelmez; insanlığın da yenilmesidir. Biz insanız, hiçbir karanlık güç, hiçbir örgütlü çete, bizi bu damardan kopartamaz. Bu bilinç içinde olan demokratik Alevi Hareketi, yıllar sonra Madımak’ın önünde on binlerce insanın katılımıyla karanlığın yırtılmasını istedi. Bununla da kalmadık; önce 9 Kasım’da yüz binlerin Ankara Meydanlarına akmasını, sonra da tam otuz yıl sonra Maraş katliamının hesabının sorulması için onbinlerin Adana Meydanlarına dökülmesini sağladık. Dost düşman herkes bilsin ki, Cumhuriyet tarihimizde hiçbir noktanın karanlıkta kalmasına izin vermeyeceğiz.

Anlaşılıyor ki, bu çizgimiz, karanlık güçleri rahatsız etmiş bulunuyor.
Biz bu ülkede daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük, daha fazla ışık istiyoruz. Bunun içindir ki, yıllardır Maraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın, Gazi’nin aydınlatılmasını istiyoruz. Biz Biliyoruz ki, Maraş aydınlatılsaydı Madımak katliamı olmazdı. Madımak aydınlatılsaydı Gazi olmazdı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi bir yanıyla muhaliflerden kurtulmanın tarihiyken, diğer yönüyle de çetelerin devlet içine çöreklenme tarihi olarak da biliniyor. Bu ülke, “bin operasyonu” yaptık diyeni de, “çok şükür vatandaşlarımıza bir şey olmadı” diyeni de, “bana milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz” diyeni de gördü.

Bugün Susurluk’ta patlayan cerahatin Ergenekon üzerinden sağa sola bulaştırılmak istendiği bir evreden geçiyoruz. Bu evrenin de her aşamasında; hak ve taleplerimizi doğru yer ve zamanda dile getirmeye devam edeceğiz

Öncelikle söylemek isteriz ki, Devletin görevi, her yurttaşının ve bu arada Alevilerin de rahat uyumasını sağlamak olmalıdır. Bu nedenle öncelikle suikasta uğrayacak isimler arasında sayılan iki saygın genel başkanımızın isimleri deşifre edilmeden gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etmek isteriz. Suikastı planlayanların ve tetikçilerin listesinin açıklanması gerekirken, suikast yapılacakların listesindeki olan diğer isimlerin saklı tutularak örgüt yöneticilerimizin isimlerinin deşifre edilmesi; kirli bir oyunun oynandığını da ortaya koymaktadır.

Öte yandan, suikast defterlerine örgütlerimizin liderlerini yazanlar bilmelidir ki, böyle bir durum karşısında, dünyayı başlarına yıkarız. Hiç kimse demokratik Alevi hareketini sahipsiz sanmasın. Bugün, hemen herkes bilmeli ki, her bir Alevi, Ali BALKIZ’ dır, Kazım GENÇ’ tir. Dün Maraş’ta, Madımak’ta elini kolunu sallayıp cinayet işleyen çeteler, bugün artık, o kadar da rahat olamayacaklardır. Ancak bir kez daha vurgulamak isteriz ki, devlet, görevini yerine getirip, bu tetikçi timleri ve yöneticilerini tespit edip, yakalayarak, kamuoyu ile paylaşmak zorundadır.

Alevi hareketi, demokratik Türkiye özleminin bir parçası olarak, daha fazla aydınlık, daha fazla ışık, daha fazla demokrasi, daha fazla toplumsal barış ve daha fazla özgürlük için mücadeleye devam edecektir. Saygı ile kamuoyunun bilgisine sunulur.13.01.2009



ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
GENEL YÖNETİM KURULU

 

 

İSVEÇ ALEVİ BİRLİKLERİ FEDERASYONU KURULDU      (ALEVİTİSKA RİKSFÖRBUNDET)
 

1 Kasım 2008'de  Stockholm'da bulunan 'İsveç Alevi Kültür Merkezi'nde  Stockholm, Malmö, Göteborg, Halmstad, Uppsala ve Dalarna Alevi Kültür Merkezleri (AKM) ile bir araya gelerek İsveç Alevi Birlikleri Federasyonunu kurduk.

Seçimler sonucunda Federasyon başkanlığına Ali Çağan getirildi.

Federasyon kuruluşu resim
 

Görev dağılımı şu şekilde gerçekleşti:

Yönetim kurulu:                                  Yedek yönetim kurulu:
        
Genel Başkan : Ali Çağan                             1 – Durdu Yılmaz  
Genel Sekreter : Eraslan Örgün                     2 – Ali Şan  Örgütlenme Sekreteri :  Gün Şahin                3 –Kemal Bakan         Sayman : Zozan Balcı                                   4 –MehmetTaş   

 Üye (Kültür sorumlusu) : Helin Şahin                            
Üye (Kadın sorumlusu) : Serpil Özen                                       
Üye : Ali İşbitirici
Üye : Yıldız Yılmaz
Üye : Reşat Coşar

 Denetim kurulu:                               Yedek denetim kurulu:
        
1-Hüseyin Çolak                                               1 – Zafer Üzüm
2-Ahmet Tutay                                                  2 – Yılmaz Akın   3-Aslı Yalçınoğlu                     



AABK - Konfederasyon delegeleri:

1 -Ali Çağan (Doğal Delege)
2 - Zeynel Özen
3 - Reşat Coşar
4 - Nevin Kamilağaoğlu

 

 "Hürriyet.de"  Federasyon kuruluşumuzu haber yaptı:



Tandogan UYSAL / STOCKHOLM | 10.11.2008 13:58:00

İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu kuruldu

Federasyonumuz kuruluş hürriyet resimİsveç'te yaşayan Aleviler, İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu adı altında yeni bir örgütlenmeye gittiler. İsveç Alevi Kültür Merkezi Başkanı Ali Çağan'ın başkanlığında, yeni oluşuma imza atan Aleviler, daha güçlü ve birlik içerisinde faaliyetler göstermek için bu adımı attıklarını açıkladılar.


Merkezi Stockholm’de olan İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu, İsveç’te faalieyet gösteren diğer altı Alevi Birliği’nin de bir araya gelmesi ile yaklaşık 2.000 üyeli yeni bir güce ulaşmış oldu. Ali Çağan, 'İsveç’te 1995 yılında başlayan Alevi örgütlenmesi bugün İsveç’in 6 kentinde örgütlenerek İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu hedefine ulaşmıştır. Bu yeni oluşum ile ulaşamadığımız diğer Alevilere de ulaşarak daha güçlü hale gelmeyi arzuluyoruz.' diye konuştu.

Alevilerin tümüne ulaşacağız

Başkan Çağan, İsveç’te yaklaşık 5 bin Alevinin yaşadığını belirterek, 'Bu yeni oluşumun Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun üyesi olması konusunda bir karar çıkardık. İsveç’teki Aleviler de Avrupa’da örgütlenme hedefleri doğrultusunda yoluna devam edecektir.' diye konuştu. Ali Çağan’nın liderliğindeki İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: Eraslan Örgün, Gün Şahin, Zazan Balcı, Helin Şahin, Serpil Özen, Ali İşbitirici, Yıldır Yılmaz, Reşat Çoşar.
 

 

Danimarkadan kutlama kartı resim

 

Yol Tv

 

 

AHA Alevi haberleri (genel)...

Türkü aşkına afiş

 

Hava durumu

 

Şu an site ziyaretçisi : kişi

Copyright 2008. İsveç Alevi Birlikleri Federasyonu. All Rights Reserved

Site tasarımı: uzumbaba.com yapımıdır.